|
Eğitim Bir Sen ÇorumŞube Başkanı Erol Kavuncu, bir neslin imhasının da ihyasının da eğitimle mümkün olacağını söylediği konuşmasında dünyada çocuklardan daha kıymetli ve değerli hiç bir şey olmadığını, onların gemeceğe en güzel bir şekilde hazırlamanın görevinin ise öğretmenlerde olduğunu söyledi. Eğitim bir Sen tarafından düzenlenen panelde yaptığı açılış konuşmasında okullarda meydana gelen şiddet olaylarının önlenmesi için çareler aranması gerekitğinin altını çizen Kavuncu, konuşmasında TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı’yı da eleştirerek, “Millet ve onun çocuklarına meydan okuyacağınıza, sorunların çözümüne ortak olun. Milleti karşınıza alarak toplumu germeyin.” dedi. Eğitim çalışanlarının siyasi, ekonomik, özlük hakları, çalışma koşulları daha bir çok alanlarda çok ciddi sorunları olduğunu vurgulayan Kavncu, daha da kötüsünün yanlış, çarpık, çağdışı eğitim sisteminin bir sonucu olarak ülkenin her gün, vahşi bir cinayet haberiyle çalkalanıyor olması diye ifade etti. “Resmi, sivil bütün araştırmalar, istatistikler, okul çağındaki gençler arasında şiddetin çığ gibi büyüdüğünü gösteriyor. Sadece son altı ay içinde okullarımızda öğrenciler arasında 2 bin 500’den fazla şiddet olayı meydana geliyor.” diyen Erol Kavuncu, konuşmasını şöyle devam ettirdi; “Avrupada Amerikada dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde uzun tecrübe ve araştırmalar sonucu gelinen noktada öğrencilerin % 70 i meslek liselerinde, % 30 u genel liselerde öğterim görüyor. Bu oran Türkiye’de tam tersine % 33 meslek lisesi, % 67 genel lise. Türkiyede toplum mühendisleri 28 şubat sürecinde aldıkları bilim ve akıl dışı kararlarla çocuklarımızı genel liselere yığdılar.Bu çocuklar yıllarca iyi bir üniversite okuyup iyi bir meslek sahibi olma arzusuyla çalışıp didindiler, üniversite kapısına dayandılar. Daha sonra bir duvar gibi karşılarına çıkan bu zihniyet bu okullarda okuyan çocukların sadece %10 unu üniversiteye aldılar % 90’ını kapının önüne koydular. Böyle olunca; bu eğitim sistemi mutsuz, umutsuz, işsiz, geleceği olmayan sorunlu bireyler yetiştirdi. Bu gençlik daha sonra topluma kapkaççı, balici, tinerci, cani, vatan, millet, din, devlet düşmanı, kolundaki bilezik için annesini gözünü kırpmadan katleden hayırsız evlat olarak geri döndü. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Zakkum dikerek buğday yetiştiremezsiniz. 28 Şubat sürecinde alınan kararlarla atılan tohumlar meyvelerini vermeye başladı. Amaçsız, ruhsuz, gelecek kaygısı taşımayan, bir gençlik yetişiyor. Bu gençlik, okul çantasıyla sabahın saat yedisinde, sekizinde, gecenin 11-12’sinde kızlı erkekli internetkafelerde. Bir nesli kaybediyoruz. TÜSİAD Başkanı çıkıyor diyor ki. ''hiçbir eğitim sorunu laiklikten önemli olamaz''. ''Bayrağı çekeriz''. Merak ediyoruz. Bu ne biçim bir laiklik anlayışıdır ki, geleceğimizin teminatı olan bir nesil göz göre, göre yok olup gidiyor, siz kuru bir inat uğruna tam bir akıl, mantık ve bilim dışı bir uygulamayı devam ettiriyorsunuz. İnsanların tek bir hayatları var, yaşayabilecekleri tek bir hayatları. Yanlış eğitim sistemi nedeniyle bu hayatları söndürüyorsunuz.. Nerdeyse bütün yönetim kurulu üyelerinin papazların da ders verdiği Robert Koleji ve benzeri okullardan mezun olan TÜSİAD'ın Başkanı Ömer Sabancı bayrağı çeker çıkarız diyor.Hangi bayrağı ne adına çekeceksin. Al rengini şehitlerimizin mübarek kanlarından alan, hilali de yüce dinimizi temsil eden şerefli ay yıldızlı bayrağı mı çekeceksin? Eğer böyle yapacaksanız bilesiniz ki o bayrak sizi çarpar. Laiklik elden gidiyor diyerek, militarizmi kışkırtarak, körükleyerek, devleti, milleti tehdit ederek hiçbir yere varamazsınız. Millet ve onun çocuklarına meydan okuyacağınıza, sorunların çözümüne ortak olun. Milleti karşınıza alarak toplumu germeyin. Biz eğitim çalışanları olarak en önemli yatırımın insan ve onun eğitimine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz.İnsanların en hayırlısının gene onlara hizmet edenler olduğunu biliyoruz.Biz milletimizi ve onun çocuklarını çok seviyoruz.Biz eğitim neferleri olarak her türlü maddi manevi sıkıntılarımıza rağmen geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın hizmetinde olmaya devam edeceğiz.”
|